Nara ve Osaka

0
811

Kyoto’da kaldığımız günlerin birini yakınlardaki ilgimizi çeken şehirlere ayırdık.

DSC05145-840x471

Bunlardan biri, 2010 senesinde 1300. yılını kutlayan ve 710-784 yılları arasında Japonya’ya başkentlik yapmış olan Nara‘ydı.

DSC05150-840x471

Tren istasyonundan çıktıktan sonra hayal ettiğimiz Nara’nın ünlü geyiklerini ve tapınaklarını görmek üzere Nara Park‘ına doğru yürüdük.

DSC05157-840x471

Geyiklerden önce göldeki tahtaların üzerinde gördüğümüz kaplumbağalar.

SONY DSC

Yaklşık 5 kilometrekarelik parktaki 1200 geyikten ilkiyle karşılşmamız çok samimi oldu 🙂

DSC05163-840x471

Orada dururken yanına yaklaştım ve bana poz verdi. Daha sonra Barış geyikleri beslemek için parkta satılan geyik krakerlerinden aldı.

DSC05176-840x471

Krakerleri gören bizim geyik ve iki arkadaşı hemen Barış’ın çevresini sarıp krakerleri kapmaya çalıştılar.

DSC05216-840x471

Barış krakerleri üç geyiğe de eşit paylaştırmaya çalışırken aralarından bir tanesi Barış’ın tişörtünü diliyle yakalayıp ısırdı 🙂

DSC05236-840x471

Barış’ın tişörtündeki diş izleri ve minik deliklerle yolumuza devam ederken bizi parktaki geyiklere karşı uyarak aşağıdaki tabelayı gördük.

SONY DSC

Bizden sonra denk geldiğimiz geyik besleyen insanların çırpınışlarıyla ve kahkahalarıyla da epey eğlendik.

DSC05267-840x471

Parkın derinliklerine dalıp en çok merak ettiğim Tōdai-ji tapınağına vardık.

DSC05281-840x471

Bu tapınak -daha önce bir benzerini Kamakura‘da gördüğümüz- dünyanın en büyük bronz Buddha heykeline ev sahipliği yapıyor (boyu 14.98 metre, ağırlığı 500 ton).

 

DSC05309-840x471

Tapınağın içindeki büyük ahşap sütunların birinin zemine yakın kısmında dar bir delik bulunuyor.

DSC05324-840x471

Bir rivayete göre bu delikten geçen insan nirvanaya erişiyormuş.

DSC05326-840x471

Biz oradayken tapınağı ziyarete gelen okul öğrencileri bu delikten geçmek için sıra olmuşlar, bir öğretmenleri onların geçmelerine yardımcı olurken, diğeri de her birinin fotoğrafını çekiyordu 🙂

DSC05328-840x471

Nara’da o gün hava neredeyse 30 dereceyi buluyordu.

DSC05333-840x471

Tapınaklar arası güneşli yollardan yürümemiz gerektiği için ve ben sıcağa hiç dayanamadığım için, gördüğüm her tapınak çeşmesinde yüzümü ve kollarımı yıkadım.

DSC05335-840x471

Bir kez daha bu kadar sıcak havanın bana göre olmadığına kanaat getirdim.

DSC05352-840x471

(Tüm güzel manzaraların önünde görmeye alıştığımız, sulu boya veya karakalemle manzarayı resmeden insanlar)

DSC05353-840x471

Nara’da görmek istediğimiz yerleri bir kaç saat gezdikten sonra trene atlayıp Japonya’nın üçüncü büyük şehri olan Osaka‘ya gittik.

DSC05357-840x471

Burası Kyoto’dan çok farklı, ama sanki Tokyo’nun daha küçük hali gibiydi.Zamanımız kısıtlı olduğu için trende giderken bolca araştırma ve okuma yapmıştım.

DSC05363-840x471

Mutlaka görelim dediğimiz bir kaç yerden biri Dōtonbori‘ydi.Burası restoranlarla, rengarenk tabelalarla, mağazalarla ve müzikle dolu, capcanlı bir kaç sokaktan oluşan bir bölge.

Akşam olduktan sonra Osaka’nın koy kısmına gittik.Buradaki dönme dolabın (Tempozan Ferris Wheel) bize şehrin gezemediğimiz yerlerini görme fırsatı vereceğini düşündük.

DSC05364-840x471

Yükseklik korkum yüzünden binip binmemeye epey tereddüt ettim ama sonra Japonlara güvenmeye karar verdim 🙂

Biraz korktuğumu itiraf etmeliyim, ama 112 metre yüksekliğe kadar çıktığımız, 17 dakikada tamamladığımız, 1997-1999 yılları arasında dünyanın en yüksek dönme dolabı ünvanını almış Tempozan’dan manzara inanılmazdı.Nara ve Osaka’yı tek güne sığdırıp, iki şehrin de görmek istediğimiz yerlerini gezip Kyoto’ya geri döndük.

Bugün epey yorucu bir gün olmuştu, ama yaptığımız pek çok şeye bakarsak yorulmaya değmiş gibi görünüyor 🙂

CEVAP VER